| ! ALLAHU EKBER ! |
Ablamdan bir yazı :)Bu kez sessizliği yazacağım, yalnızlığı, çaresizliği… Bu kez vefanın ölümünü, aşkın katledişini ve insanlığın soykırımını… Yazacağım işte kim karışabilir ki, özgürüm nede olsa kendi demimde. Gocunan gocunmalı ve sızlanmalı hatta becerebiliyorsa ağlamalı, sözüm meclisten dışarı değil işte. “Alınmayın lütfen” demeyeceğim. Alının, alının..! Belki alındıkça alınlarımızda kara leke silinir… Hem belli mi olur sessizlik çaresizlik, yalnızlık bizi gerçeğimize döndürür ve yine belli mi olur vefa okundan nasibini alıp “eyvah” diyenimiz olur. Aşk, işte bundan alınan olmasın, aman bir yerinize dokunmasın bu kelime, asit gibi yakar dokunduğu yeri hele bu yüreğinizse… Sessizlik, dört elif miktarı sessizlik… Güvercinin bakışları kadar yakıcı ve kahredici bir sessizlik. Hiç kırpmadığı gözler ile bakarken ki derinliği kadar sessizlik.. Hani olur ya bütün entrikalarınız ortaya çıkmıştır ve herkes yüzünüze bakıp öfkeyle bağırıyordur, biri gelip yüzünüze tükürecek olurda sonra –değmezsin- dercesine iğrenir gibi gözlerinize bakar ya işte o anki sessizliği istiyorum şimdilik. Söylenecek sözün olmadığı yerde susmak; bunu becermek zor olmasa gerek. İşte o anki sessizliği yazmak istiyorum, yazamıyorum… Yalnızlık; Robinson ’un adadaki yalnızlığından daha öte bir yalnızlık. Metropol kalabalığında insan seli ortasında bir yalnızlık… Umut halesi, sevinçli bir bakış ve alabildiğine koşturmak sonra çöl sıcağında yalnız olduğunu anlamak, serapların kışkırtıcı albenisine rağmen direnmek.. Çölde kalmak işte mecnun misali, yalnız kalmak Leyla gibi, pencerelerde Kays’ı beklemek… Yalnızlık şairlere yakıştırıldı ya, işte şairin isyanı olan şiirler gibi yalnızlık… Ve çaresizlik; anne olmanın verdiği sevincin ardından ölüme gönderilen bebeğe bakmanın verdiği ızdırap kadar çaresizlik… Çaresizlik işte O’na dayanmanın akdedilemediği an… Ölüme bir dakika kala yapılan hayat muhasebesinin sonucu kadar çaresizlik… Buzullara çarpan Titanic’in sahipleri kadar çaresizlik… Vefa öldü, ardından ağıt yakılmayı hak eden en değerli yanımız.. Öldürdük onu, bir uçurum kenarında faili belli olmasa da öldürdük işte onu.. Maktül ortaya çıkıncaya değin zanlıyız hepimiz… oysa ne iyi dost idi değil mi? Hadi itiraf edelim onu öldürdüğümüze pişmanız, Şeytana kandık taş ile başını ezdik .. Hadi ağlayalım ne olur! Kabil’in günahından daha küçük değil günahımız. Büyüdükçe büyüyor üstelik. Acaba hurafe dediğimiz: cin çağırma, ruh çağırma ayinlerine inanıp biz de vefayı geri çağırsak gelir mi? Pişman olduğumuzu ona çok ihtiyacımız olduğunu söyleriz özlemin en gamlı sesi ile.. Vefa çaresizlikten gocunmuştu, vefa bize döner mi? … Üç noktanın ifade ettiği kadar yazacağım aşkı lakin fazlası haddi aşmak olur ve aşk intikam alıp haddi bildirir.. Neyime, oturayım oturduğum yerde ama katletmekten hiç çekinmediğimiz, aşikar yaptığımız bu acımasız cinayet her dem vicdanımızda, sokaklarda, parklarda yansımasını bulacak hem de en yakınlarımız baş rolde iken.. Umarım kendimize mukaim olabiliriz; çünkü suçlusu biziz evvela. İnsanlık ve soykırım.. insani değerlerimizi, inançlarımızı kaybedince elimizde kalan sıfır :soykırım.. bağırıp çağırmayalım lütfen insanlık manen varlık ve yokluk arasında bir değerde iken soykırım olağan değil mi zaten.? Baki selamlar ile… 18.12.2007
ŞAHİD'İN KALEMİ / Zeynep KARATAŞ 20:42 - 21/12/2007 - yorum yaz
|
Hakkımda Ana Sayfa Profilim Arşiv Son Karalamalar - edi nizanim ez çi bejim ?/bilmem ki artık ne söyleyeyim... - mataramda tuzlu su - today was a very sad day... - Mehmed Yolcu Hocamdan iki yeni kitap !--biraz geç oldu ama-- - mahmud az-zahar - GAZZELİLER MISIRA GEÇERKEN - Ablamdan bir yazı :) - Benim Şiirim /Nurullah GENÇ - Alnımızın Çatı - ŞEHİD İMAM HASAN EL BENNA'DAN GENÇLİĞE TAWSİYELER KaRDeşLeR • YOLNAME • musab46 • asimsalih • ARVASILER • mnelam • receppiskin • bennur76 • sumeyyegs • sevgiyolcusu • desertofrose • yaraliserce • medinedezaman • nurdersleri • rufeydem • tugbatugba • anadoluhaber • intifada3 • vanarvas • darusselaam • mySUN • salat20 • ebuhureyyre • sirad • hubeyb33 • ahid77 • sehidaneysehid |